Tuesday, March 9, 2010

25. Hafta

Bu hafta alinan sonuclar ve D. Bakir - Bursa macindaki olaylar asagi yukari herkes tarafindan tahmin ediliyordu. Bir sehrin takimini taraftarindan ayirt etmek ne kadar dogru olur bilemem. Iceri nasil sokuldugu mechul yüzlerce esit büyüklüklere bölünmüs ve her birisi ölümcül olabilecek taslarin ev sahip takim oyuncusu, rakip oyuncu ve hakem demeden sahaya yagdirilmasina normal sartlarda federasyon ceza kurulu tarafindan lig sonuna kadar seyircisiz oynama cezasinin verilmesi lazim. 2500 polisle alinan güvenlik önlemine ragmen bu stada o kadar tas nasil girer? Mac baslamadan önce 100 tane polis stadin bütün siralarina söyle bir göz atamazlar miydi? Süper Ligde futbol takimi olmasi icin can atan onlarca sehir varken, bu gerizekali taraftar gruplari ne isterler anlayabilmis degilim. Diger taraftan Diyarbakir catir catir top oynayan ligde kalma ihtimali oldukca yüksek olan bir takim. Unutmadan bu olaylarin tetikcisi tabiki Bursada yasanan olaylarin sonunda Federasyonun Bursaya verdigi komik para cezasidir. Büyük bir ihtimalle Diyarbakirin sahasi 5 mac kapanir. Olaylar örtbas edilmeye calisilir.

D.Bakir - Bursa macinin sonucu sadece bu iki takimin degil sampiyonluk, Sampiyonlar Ligi ve UEFA kupasina gitme sansi bulunan ilk yedi siradaki bütün takimlari etkiliyen bu macti. Bursaspor, oynamadan, hicbir oyuncusu sakatlanmadan, kart görmeden ve gol atmadan maci 3-0 kazandi.

Es-Es, GS yi evire cevire yendi. Korayin ilk goldeki topa elle müdahelesinde bana cok abarti bir elle alma gibi gelmedi acikcasi. Dün gece hakem, hem Jo hem de Elanoyu rakiplerine kasten yumruklamalarindan dolayi atmaliydi. Bunun yerine rencide edilen Es-Es li oyuncular sari kartla cezalandirildilar. Ardanin mactan sonra "bunlarin oynadigi futbol futbol degil...Bizim süper bir avantajimiz vardi. Bunu biz simdi normal avantaja döndürdük" seklindeki demeclerine herkes kiciyla gülmüstür.

FB liler sahada alamayacaklari sonuclari saha disinda almak icin var gücleriyle calismaya basladilar. Maca bakildiginda, Emre yerdeki rakibine vurdugu yetmezmis gibi birde üstüne saldirir. Hakem Emreye hicbirsey demez. Onun yerine darbeye maruz kalmis oyuncuyu azarlar. Bilica, ceza sahasinda Necatinin her iki ayagini yerden keser. Yine hicbir penalti yorumu yapilmaz. Ama önüne gelen Emrenin penaltisi verilmedi der (ki gercektende penaltiydi). FB yöneticisi mactan sonra cikip benzer suclamalarla gündemi belirler. FB taraftari 6 yil önceki Besiktas seyircisini kopyalar. Bir hafta önce kaybedilen IBB macindan sonra, FBli seyricilerin attigi tasla hastaneye kaldirilan IBB li oyuncudan ve bir diger tasin isabet ettigi yan hakemden kimse bahsetmez. Bu mac seyiricisiz oynansaydi ayni sonuc olur muydu?

Besiktasim, kendisine hep ters gelen IBB yi yarin yenerse sampiyonluk yarisinda iyice bende varim diyecek. Ondan sonrada ünlü yorumcular iste FB ve GS kötüde Besiktas geldi ortak oldu diye hep beraber aglamaya baslarlar:-)

Neyse. Bu yilda sampiyonluk 70 puan sinirinda belirlenecek gibi duruyor ki bu durum seriye baglanmaya basladi. Artik kimse 80 puanli sampiyonluklar beklemesin.

Sevgilerimle
Önder

10 comments:

Fuat Akal said...

Cimlastik guzel bir oyun ve net skorlar haftayi 3 gol ve 3 puanla kapatmis.

Eskisehirin gol attigi pozisyondaki elle oynama bence kasti degil. O yuzden ben olsam sadece hentbol verirdim. Sari gerekmez. Gol iptal haliyle.

Zaten o golun etkisiyle olsa gerek uyduruk bir penalti verdi hakem. Bizim cimlastik macinda verilmeyen penaltimiz geldi aklima ezik oldugum icin tabi.

Yakala Jo'nun verilmeyen bir de kirmizisi var ayrica.

Fener macinda da verilmeyen karsilikli penaltilar var. Sacma sapan hakem kararlari var. Netce itibariyle, haakemler, yanlis verdigi kararin etkisinde kaliyorlar mac boyu ve ilk firsatta odestirme yoluna gidiyorlar.

Bu haakemlerle turk futbolu ilerlemez abi.

Haftanin salagi Emre. Gercekten cok iyi oynuyor, nazar degmesin ama herif dengesiz bir parca. Surekli kasti faullere maruz kaldigindan herif isyanlarda surekli. Yine boyle bir pozisyonda, faul sonrasi hakeme el kolla sallamaya baslamisken farkinda olmadan, hakemin dogru karar verdigini gormesiylen beraber yuzunun aldigi, az once yaptigi salakligin farkina vardigini resimleyen ifade cok komikti. Sariyi yemedigine kendi e sasmistir zahir.

Hincal bu arada Emreyi hedefe oturttu. Haftaya kesin kirmizisi var.

Onder Kurutas said...

Ya su kasti faul olayini bir tartisalim derim. Adama arkadan, yandan veya direk kaval kemigine sakatlayacak sekilde girerler o zaman anlarim. Ama birde pozisyon icabi yapilan fauller var.

TSL de özellikle Anadolu takimlarinin orta saha ve defans oyunculari, rakip ataga kalktiginda topla oynayan oyuncuyu pozisyon icabi diye tabir edilen tatli-sert faullerle durdurmaya calisiyorlar. Emre efendi kendisine yapilan her faul sonrasinda rakip oyuncunun bogazina sariliyor. Yani adamlar biraksin bizim pasa istedigi gibi gidip gol atsin.

Hincal Uluc un yazmasiyla hakemler uyaniyorsa, direk yabanci hakemlerle bu lig oynansin daha iyi. Emre, Lugana ve Bilicanin maclari en azindan bir sari kartla bile bitirmesi bir mucize.

Fuat Akal said...

Dinime soven musluman olsa bari :-) Sivok ve Toraman diyorum baska da birsey demiyorum Lugano ve Bilica karsiligi olarak. Bak deli ibodan hic bahsetmiyorum. Bu kiyagimi unutma.

Sen bu pozisyon icabi olan seyleri tam anlayamadin. Benim de anlatacak vaktim yok su an. Bir ara sana uygulamali olarak gosteririm artik.

Onder Kurutas said...

Gözlerin kapali maclari seyrediyorsun galiba. Ne Sivok ne Toroman herhangi bir rakip oyuncuya kasti olarak bacak arasina vurmustur ne de bogazina sarilmistir. Resmen camur at izi kalsin diyorsun.

Fenerli yazarlarda dahil olmak üzere sonunda bütün medya bu Bilica ve Lugano nasil kirmizi kartsiz oyunu bitirebiliyorlar demeye basladilar. Bu da mi yalan?

Fuat Akal said...

Birak simdi hikayeyi. Bir konuda jeton bende gec dustu. Onu gundeme getireyim.

Cimlastigin erteleme maci dun oynandi ve tesadufe bak ki bu erteleme maci, Ankaraspor macinin sonrasina denk geldi (!). Vay anasini... Su cakalliga bakarmisin.

Fuat Akal said...

Cakallikta yeni bir boyut. Bu hafta Denizli-Cimlastik maci taaaa pazartesi oynanacakmis.

Denizliye gicik oldugum icin cimlastige bu macta sonsuz basarilar diliyorum.

Erdem Ofli said...

Fuat Hocam, beni aydinlat lutfen.

1. ilk defa mi taaa (!) pazartesi mac oynatiliyor?
2. carsamba gunu mac yapmis bir takimi pazartesi oynatmak neden cakallik?
not:
7.3.2010 FB-Antalya
13.3.2010 GB-FB

10.3.2010 BJK - IBB
15.03.2010 Denizli-BJK

3. Yoksa sen neden IBB-Diyarbaki macinin 14.03.2010 yerine 15.03.2010 da oynatilmadigini mi kastettin?

Fuat Akal said...

Helbet carsamba-pazartesi olabilir. Ona itirazim yok prensip olarak. Ve lakin, bak ama demedim, macsiz gecen haftanin ertesine erteleme maci konunca, ve pesine pazartesi olunca is cakallik kokuyor. Haksiz rekabet ayrica.

Benim itirazim, mac gunleri ayarlanirken tum ilgililerin cikarlarinin gozetilmemesi. Hafta ici erteleme/kupa/avrupa maci oynadi diye, sadece cimlastik icin degil, herhangi bir x takimin kayirilmasi bana gore adil degil.

Onder Kurutas said...

Mademki herseyden nem kapiyorsun. Iste sana iki cakallik sorusu.

1)3 mac tarafsiz sahada mac cezasi alan D. Bakirin 4. maci kiminle?

2)Her oynadigi rakibinin bir önceki haftayi bay gecerek, sakatlari iyilesmis, sari/kirmizi kart ceza sorunu yasamamis bir sekilde karsisina cikan takim hangisi?

Fuat Akal said...

"4.mac" ha? Iste tam da benim dedigim cakallik tam bu. Neyse. Ileri gorusluluk diyelim.